Gidersen,

ben de geleyim seninle.

Bak, kalmadı bağlar bahçeler.

Dut ağaçlarını da yok ettiler.

Sensiz yağmurları ne edeyim?

Tut elimden, başka yağmurlara gidelim.

Artık İncili Pınar da yok,

ve pınarlarda yıkayacağımız marullar da.

Dostlar birer birer devrildiler.

Kalanları da yüreğimize gömeriz.

Tut elimden, başka mevsimlere gidelim.

Çektiğimiz acılar kaldı körpe yüreklerimizde.

Birinci Şube'nin koridorları,

bizim ve dostların çığlıkları,

aklımızın bir yerlerinde gömülü.

Yalnız kulaklarımızda kaldı.

Tut elimden, başka mavilere gidelim.

Ne Bafra sigaramız kaldı ne Çapalı şarabımız.

Sırtımızı dönebileceğimiz dostlarımız da gitti.

Darmadağınığım.

Tut elimden, başka gökyüzüne gidelim.

Baydar Sineması'nın afişleri silikleşiyor.

Nakıp Ali'deki filmleri hiç hatırlamıyorum.

Kız mı zengindi, oğlan mı?

Herkül mü güçlüydü, Masist mi?

Tut elimden, başka filmlere gidelim.

Ne Maarif kalıyor bende ne Kalealtı.

Alleben kuruyor.

Lisenin arkasında bıçaklanıyorum.

Anılarım ölüyor, biliyor musun?

Tut elimden, başka kentlere gidelim.